BASIN BÜLTENLERİ
-
19/11
İşte Benim Zeki Mürenİşte Benim Zeki Müren19.Kasım.2014Yılın Sergisi: “İşte Benim Zeki Müren” AçıldıYapı Kredi Private Banking ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliği ile açılan “İşte Benim Zeki Müren” sergisi, “Sanat Güneşi”mizin çocukluğundan, son günlerine kadar gündelik hayatından ayrıntılara ışık tutuyor. Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde 19 Kasım’da açılan sergi 20 Aralık 2014’e kadar ziyaret edilebilecek.Hiç bilinmeyen fotoğraflar görücüye çıkıyor “İşte Benim Zeki Müren” sergisi, Zeki Müren’in 18 yıldır Türk Eğitim Vakfı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı arşivinde bulunan fotoğraflarını ve özel eşyalarını gün yüzüne çıkarıyor. Sanatçının, sağlığında ancak bir bölümünü düzenleyebildiği, diğer bir bölümü tarihsiz, açıklamasız halde duran, kimisi daha dün çekilmiş gibi canlı, kimisi yılların yorgunluğuna yenik düşmüş on bine yakın fotoğrafı, desenleri, kostümleri, plakları, şiirleri, notları ve arşiv görüntüleri, kısacası dolu dolu geçmiş bir yaşamdan arda kalan belgeleri bir araya getiriyor.Bu değerli serginin hazırlanmasında Zeki Müren’in önce tüm mal varlığını bağışladığı Türk Eğitim Vakfı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’nın sağladıkları katkının altını çizen Yapı Kredi Özel Bankacılık ve Varlık Yönetimi Pazarlama ve Ürün Yönetimi Direktörü İmre Tüylü, “Sanata büyük önem veren Yapı Kredi Private Banking olarak, sanat projelerinin hayata geçirilmesine destek olmaya devam ediyoruz. Ziyaretçiler bu sergi ile hepimizin hayatında büyük yer edinmiş, Türk müziğinin efsaneleşmiş yıldızı ‘Sanat Güneşi’mizin sıra dışı hayatını adeta içindeymişçesine yaşayacak” dedi.Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen ise “Sergi için seçilen kareler, Müren’in sahne ve sinema çalışmalarına tanıklık ettiği kadar, çocukluğundan başlayarak gündelik hayatına da bir pencere açıyor. 1950’lerden 1980’li yıllara uzanan zaman diliminde, hayatını milyonların gözü önünde, objektiflerin karşısında geçirmiş bu sıradışı yıldızın, popüler kültür tarihimizde kapladığı özel yeri düşünmek ve hatırlamak için bu sergi bulunmaz bir fırsat sunuyor. Hayranları, Sanat Güneşi’mizin hayatındaki ilk fotoğrafından, annesi ile birbirlerine gönderdikleri duygusal mektuplara, ajandalarına aldığı notlarından, lise çağındaki anılarına ve şiirlerine kadar birçok farklı doküman eşliğinde onu tanıma fırsatı yakalayacaklar” şeklinde konuştu.İşte Benim Zeki Müren 19 Kasım - 20 Aralık 2014 Yapı Kredi Kültür Merkezi, Caddebostan Kültür Merkezihttps://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/iste-benim-zeki-muren -
18/11
Handan Börüteçene - Kendime Gömülü KaldımHandan Börüteçene - Kendime Gömülü Kaldım18.Kasım.2014Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve UniCredit işbirliğiyle düzenlenen Handan Börüteçene’nin “Kendime Gömülü Kaldım” adlı sergisi, 2 Aralık 2014 – 31 Aralık 2014 tarihleri arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde yapılacak. Serginin doğum yazısında İstanbul’u “Gönlüm kırık… Her yerinden kırık, paramparçayım, her parçam bir başka yerde… Savrulup durmaktan yoruldum” diye anlatan Börüteçene, bu sergiyle İstanbullular’ı şehirlerine sahip çıkmaya çağırıyor. “Kendime Gömülü Kaldım Sergisi”nde Handan Börüteçene, İstanbul’un Hayal’et’ini görünür kılmak için diktiği bir giysi heykel ve bu giysi heykelin çektirdiği hatıra fotoğraflarından oluşan yerleştirmesiyl bugünkü hemşerilerine kendini hatırlatmaya geliyor. Yapıtının doğum yazısında “Bu şehir dört yüz bin yıldır insan kalbinin hiç durmadan attığı sonsuz bir nefes / Hemşerilerim bu sonsuz nefesin belleğinden niye kaçıyorlar bir tür anlamıyorum?” diyen Handan Börüteçe, dünyanın en eski arkeoloji müzelerinden birinin kökleri arasında, bugün İstanbul’da yaşayan insanların tarihle ilişki kurma biçimlerini sorguluyor. Doç. Ahu Antmen, serginin katalog metinlerinde Handan Börüteçene’nin yapıtını“Bugün Börüteçene gibi hatırlamayla uğraşan sanatçılar, farklı kaygılarla ve farklı biçimlerde, izleyiciyi aslında yeni bir gelecek bilincine çağırıyorlar. 1970’lerin sonundan bugüne uzanan üretimiyle Türkiye sanat ortamında bellek, arkeoloji, kültür ve tarih kavramlarını alternatif ifade biçimleriyle sorunsallaştıran ilk sanatçı olan Handan Börüteçene, en baştan beri bu yöndeki merakını ısrarla sürdüren bir Mnemosyne”* diye tanımlıyor. Prof. Dr. Engin Akyürek’in sergiyle ilgili görüşleri ise şöyle:“Bu kentin parçalanan, yağmalanarak başka topraklara taşınan, yıkılıp yok edilen kültürel varlığı onun belleğini de zayıflatıyor. Kültürel varlığın bir bölümü unutulmaya yüz tuttu. Börüteçene’nin ‘gezgin’i İstanbul’un binlerce yıllık kültürel birikimi içersinde Bizans’a ait olan, ancak zaman içersinde bir kısmı yok olan, bazıları kırılan, parçaları köklerinden sökülerek uzak yerlere taşınan, belleğimizden tamamen silinmeye yüz tutmuş olan yapıtları, bir hacı inancı ve sabrıyla tek tek ziyaret ederek birleştirmeye, kentin silikleşen belleğini yurttaşlarının zihninde diriltmeye girişmiştir. Bu girişimi görselleştiren giysi, bütün bu parçalanmışlığı üstlenerek bu toprakların ‘kültür tortuları’na yeni bir yaşam alanı yaratıyor.” Börüteçene’nin bu yerleştirmesiilk defa Kendine Gömülü Bizans adıyla, 1999 yılında Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından düzenlenen Akdeniz’in Mor Bin Yılı Sergisi’nde sergilendi.Daha sonra 2007 yılında, bu sefer de Suların Bağladığı/Suların Çözdüğü adıyla Venedik’te Nova Icona, L’Oratorio di San Ludovico ve İl Fenice’de sergilendi, 2008’de ise UniCredit’in Milano’daki merkez galerisinde sanatseverlerle buluştu. Arkasından 2011 yılında Londra Kraliyet Akademisi’nde Suların Bağladığı/Suların Çözdüğü adıyla sergilenmeye,değişerek yaşamaya devam eden yapıt, nihayet yepyeni bir yerleştirme ve isimle “Kendime Gömülü Kaldım”İstanbul’la buluşuyor. Mnemosyne*: Yunan Mitolojisi'nde hafıza tanrıçası. Kendime Gömülü Kaldım - Handan Börüteçene 2 - 31 Aralık 2014 İstanbul Arkeoloji Müzelerihttps://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/handan-borutecene-kendime-gomulu-kaldim -
15/10
“Türkçem Benim Ses Bayrağım” Dağlarca 100 Yaşında“Türkçem Benim Ses Bayrağım” Dağlarca 100 Yaşında15.Ekim.2014Fazıl Hüsnü Dağlarca, doğumunun 100. yılında büyük bir sergiyle anılıyor “Türkçem Benim Ses Bayrağım” Dağlarca 100 Yaşında Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi (CKM) işbirliğiyle hazırlanan “Türkçem Benim Ses Bayrağım” Dağlarca 100 Yaşında sergisi, Kadıköy Belediyesi ve özel koleksiyonlardan alınan Dağlarca’nın fotoğrafları, kitapları, mektupları, gazete ve dergi kupürleri, şiirleri ve özel eşyalarından oluşuyor. 15 Ekim 2008’de 94 yaşında aramızdan ayrılan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın yaşamından kesitler veren sergide şaiirin uzun yaşamı kronolojik bölümler halinde ve bütün yönleriyle ortaya konuyor.1991-92 yıllarında yaptığı söyleşilerde “Bıraksınlar beni iki yüz yıl, doğanın, insanın, hayvanın, bitkilerin bütün gizlerini çözemezsem beni ve bütün dizelerimi milyonlarca kez yaksınlar. Ya da en uzak yıldıza taksınlar ipimi, beni sallandırsınlar” diyen Dağlarca, binlerce dizesini arkasında bırakarak, ‘içindeki şiir hayvanı’yla birlikte 94 yaşında aramızdan ayrıldı.Dağlarca şimdi 100 yaşında ama onun söyleyişiyle: “Asıl yaşım şiir okuduğum, yazdığım, düzelttiğim sürelerin toplamıdır.”“Türkçem Benim Ses Bayrağım” Dağlarca 100 Yaşında Tarih: 16 Ekim – 14 Kasım 2014 Yer: Caddebostan Kültür Merkezi CKM – Sanat Galerisi Adres: Haldun Taner Sok. No:11 Caddebostan-Kadıköyhttps://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/turkcem-benim-ses-bayragim-daglarca-100-yasinda -
22/9
Çağının çok ötesinde bir ressam “Üsküdarlı Hoca Ali Rıza İzmir”deÇağının çok ötesinde bir ressam “Üsküdarlı Hoca Ali Rıza İzmir”de22.Eylül.2014Türk resim tarihinde eşine rastlanmayan, karakalem çalışmalarında kurallar kurmuş bir ressam olan Hoca Ali Rıza, karakalem, yağlıboya, suluboya ve guaj desenlerinden oluşan 150’den fazla eseriyle İzmir Arkas Sanat Merkezi’nde...Arkas ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın işbirliği ile hazırlanan bir sergiyle İzmirli sanarseverlerle buluşacak olan Hoca Ali Rıza sergisi, 17 Eylül – 28 Aralık tarihleri arasında İzmir Arkas Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilir.Kültür ve sanat dünyasına Arkas Holding’in girişimi ile kazandırılan Arkas Sanat Merkezi, 2014 - 2015 sezonuna kapılarını Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliği ile hazırladığı Hoca Ali Rıza sergisi ile açıyor. Sergide Hoca Ali Rıza’nın Yapı Kredi Koleksiyonları’nda yer alan eserlerinin yanı sıra aile koleksiyonu, Türkiye'nin önde gelen kurum ve özel koleksiyonlarından getirilen eserler de yer alıyor. Arkas Koleksiyonu’nda bulunan ve ressamın en güçlü Boğaz betimlemelerinden biri olan ‘Çubuklu Sırtlarından Boğaz’a Bakış’ konulu resmi ve Yapı Kredi Koleksiyonu’nda yer alan ve bir başyapıt olarak görülen ‘İftar Sofrası’ da serginin en değerli parçalarını oluşturuyor. İftar Sofrası aynı zamanda Hoca Ali Rıza'nın yaptığı, nadir rastlanan ve en büyük natürmortudur.Döneminin yurt dışındaki önemli üniversitelerinin kendisi ile iletişim kurmak için çabaladığı hatta İtalya’ya resim öğrenimi için gönderilmesine karar verildiği halde, Napoli'deki bir kolera salgını nedeniyle hiçbir zaman yurt dışına çıkamamış bir ressam Hoca Ali Rıza (1858-1930). Çağdaşlarından Fransız ressamlar Corot ve Courbet’ye benzetilen, Türk Resim Sanatı tarihinde Üsküdarlı Hoca Ali Rıza olarak da bilinen sanatçı, doğayı gözleyen, doğa sevgisini çizgi ve renklere döken ilk Türk ressamıdır. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Gazetesi ‘nde resim konusundaki görüşlerini “Medeni milletlerce büyük önem verilen resim sanatı, birçok faydalar sağlaması bakımından, hayal etme gücünün ortaya konmasına ve bütün insan topluluklarının okuyup anlayabilmesine vasıta olan apaçık bir dil, bir nevi yazı gibidir” sözleriyle dile getiren ressam, karakalem ile suluboya tekniğindeki yetkinliği ve hızlı çalışma temposuyla, (beş bin gibi bir sayıya ulaşan) çok sayıda İstanbul peyzajı betimlemiştir.Yaşamı boyunca resim öğretmiş Yirmi sekiz yıl (1884 – 1992) Harbiye Mektebi’nde olmak üzere yaşamı boyunca resim öğreten Hoca Ali Rıza, kendisinden sonra gelen Sami Yetik ve Üsküdarlı Cevdet gibi asker ressamlar kuşağının yetişmesinde önemli bir rol üstlenmiştir.Çubuklu Sırtlarından Boğaza Bakış Ön planda yer alan köşk ve taş duvarlarla çevrili bahçesi tablonun sağ bölümünü kaplıyor. Neo Klasik mimari yapı, yanındaki fıstık çamı ve bahçedeki ulu ağaç dikey duruşları ile kompozisyonun yatay gidişini dengeleyen elemanlardır. Bahçe duvarının diyagonal uzanımı ile onu karşılayan taşlar ve çalılar bakışımızı sakin maviliğe ve karşı kıyıya çekmektedir. Köşkün bahçesindeki çiçekler, ağaçlar, taş duvarlar ve irili ufaklı kayalardaki incelikli işçilik zengin dokusal değerler oluşturuyor. Karşı kıyıya doğru yol almakta olan yelkenli, vapur ve kayık hem deniz üzerindeki yaşamın belirtileridir hem de orta plan ile arka plan arasındaki bağlantıyı oluştururlar. Bu manzara izleyene son derece gerçekçi görünür çünkü sanatçı doğadan aldığı notları bir araya getirmektedir.ARKAS SANAT MERKEZİ; 1380 Sok. No.1 Alsancak-İzmir – 0232 464 66 00 Ziyaret; Pazartesi hariç, Salı-Pazar 10.00-18.00, Perşembe 10.00-20.00https://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/caginin-cok-otesinde-bir-ressam-uskudarli-hoca-ali-riza-izmirde -
23/5
Elleri Var Özgürlüğün: Oktay Rifat 100 YaşındaElleri Var Özgürlüğün: Oktay Rifat 100 Yaşında23.Mayıs.2014Oktay Rifat, doğumunun 100. yılında bir sergiyle anılıyorElleri Var Özgürlüğün - Oktay Rifat 100 Yaşında sergisi, 23 Mayıs – 15 Ağustos tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.Garip Hareketi’nin ve İkinci Yeni akımının öncülüğünü yapmakla kalmayıp, bütün şiir serüveninde yenilikler peşinde koşan, modern şiirimizin büyük kurucularından Oktay Rifat 100 yaşında.Elleri Var Özgürlüğün, 10 Haziran 1914 yılında dünyaya gelen bu büyük şairin hem kişisel yaşam serüvenini hem edebi serüvenini yansıtan, bir yandan da ressamlığına vurgu yapan bir sergi.18 Nisan 1988’de 74 yaşında aramızdan ayrılan Oktay Rifat’ın yaşamından kesitler veren, ailesi ve edebiyatçı dostlarıyla ilişkilerinin yansıtıldığı sergide şairin avukatlık mesleğinden kalan eşyaları, resmi belgeleri, mektupları, daktilosu, küllüğü, pardösüsü, kasketi, saati gibi özel eşyaları da görülebilecek.Elleri Var Özgürlüğün sergisini ziyaret edenler; şair, oyun yazarı, romancı, denemeci, ressam, avukat, balıkçı, marangoz, aşçı, sporcu, gerçek dost, dürüst insan, toplumcu bir halk adamı ve büyük bir aydın olarak Oktay Rifat’ı bulacaklar.Elleri Var Özgürlüğün - Oktay Rifat 100 Yaşında 23 Mayıs – 15 Ağustos 2014 Yapı Kredi Kültür Merkezi, 1. katİstiklal Caddesi, No: 161 Beyoğlu / İstanbulhttps://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/elleri-var-ozgurlugun-oktay-rifat-100-yasinda -
4/4
Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 YaşındaSakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında04.Nisan.2014Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 4 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında Türk şiirinin çığır açan ustalarından Orhan Veli’nin doğumunun 100. yılını büyük bir arşiv sergisiyle anıyor.pYapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından düzenlenen Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında sergisi, Orhan Veli arşivindeki ve koleksiyonerlerdeki fotoğraflar, mektuplar, şiirler, kitaplar, gazete ve dergiler, resimler, heykeller ve çizimlerden oluşuyor. Sergide 36 yaşında yitirdiğimiz şairin kısacık yaşamı kronolojik bölümler halinde, bütün yönleriyle ortaya konuyor.1949 yılında Orhan Veli’nin önderliğinde sadece 28 sayı yayımlanabilen sanat gazetesi Yaprak’ın abone defteri ve klasörünün, Orhan Veli’nin cep defteri ve kalemlerinin, dördüncü şiir kitabı Yenisi’nin (1947) matbaa manüskrisinin ve daha pek çok ilginç mektup ve imzalı kitapların görülebileceği sergide ziyaretçiler için bir de sürpriz hazırlandı...Tam bir edebiyat müzesi niteliğindeki “Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında” sergisi, hiç yaşlanmayan şair Orhan Veli’yi daha yakından tanımak isteyenleri bekliyor.Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında 4 Nisan – 1 Mayıs 2014 Yapı Kredi Kültür Merkezi, 1. kat İstiklal Caddesi, No: 161 Beyoğlu / İstanbulhttps://nesedobna.shop/basin-odasi/basin-bultenleri/sakin-sasirma-orhan-veli-100-yasinda